





Bir varmış, bir yokmuÅŸ…
Pireler berber, medikalcılar kasetçi, toptancılar pazarcı , fırıncılar hamamcı iken, tenekecinin içi boÅŸ tenekeleri tıngır mıngır sallanır iken bir köy varmış.
Köyde Hopa’lı Ali, eski tefeci çugi kardeÅŸler, medikalcı, sebzeci, hamamcı ve tenekeci zaman zaman Åžuhut’lu tellala akar, zaman zaman da hortuma sarılırlarmış. İşlerini büyütmek için her dalda oynar, köy muhtarı kendi adamları olursa över, muhtar bunlara eyvallah demezse hortumu ellerine alır oynarlarmış.
Köyün öz evladı Yeni muhtar ise mızrap gibi çuvala falan sığmazmış. Hiç konuÅŸmayan yeni muhtarın,konuÅŸursa sesinin gür çıkacağı köylüler tarafından bilinirmiÅŸ.Muhtar iyi de yapsa kötüde yapsa beÄŸenmez, hep eksiÄŸini ararlarmış. Eski muhtar kendi adamları olduÄŸu halde onu da muhtarlık seçiminde satanlarda aynı tayfadanmış. Yeni muhtarı da indirebileceklerini bilseler bugün indireceklermiÅŸ.
Köyde medikalcı ne yapar diye sorarsanız, tellallarla iletiÅŸimi kurar, uyanıklık yapar baÅŸkasının 3 akçeye sattığını, köyün saÄŸlık ocağına 6 akçeye satarmış.
Eski tefeci kardeÅŸler iÅŸlerine hangi muhtar gelirse onun tarafından olurlar, köy odasında muhtar hakkında bol bol dedikodu üretip hortumla üfürürlermiÅŸ. Muhtar seçildiÄŸinde çevrik yolunda korucu olan büyük çugi, Timurlenk tepesinin altında ki koruculuÄŸa terfi edince ÅŸimdi ki muhtarcı olmuÅŸ, koruculuktan alınınca baÅŸlamış kurusıkı iftiraları hortumla üfürmeye.
İkidir aza olan sebzeci köylüye sebze meyveyi pahalı sata sata köÅŸeyi dönmüÅŸ, iÅŸleri ilerletip köyde ki pazarcılara da sebze satmaya baÅŸlamış. Köyde ki pazarcılara da kendisi sebze sattığından köye baÅŸka pazarcının girmesine izin vermiyormuÅŸ. Yeni muhtar buna dur, köylü sebzeyi pahalıya yemesin deyip baÅŸka köylerden de köye pazarcı gelmesini saÄŸlamış. Sebzecide bakmış olası yok hortumla sesim çok çıkar deyip sarılmış o da hortuma.
Tenekecinin tek amacı muhtar olmakmış. Muhtarı nasıl olur yıpratırım diye 40 cm hortum kestirip hortumu deÄŸnek yapıp baÅŸlamış teneke çalmaya. O kadar kuru gürültülü çalarmış ki tenekeyi, gören Ramazan davulcuları sahurda köylüyü uyandırıyor sanırmış.
Åžuhut’lu her tarafta, oÄŸlu çobanın yanında oynar, iÅŸine geldiÄŸinde altı oku sırtına takar tellallık eder, iÅŸine geldiÄŸinde kır ata binip yaparmış tellallığını. Gözleri az gördüÄŸünden gözlük takar, son zamanlarda da ampül yakar, her devir bir yerlere akar, ampulün altında medikalcıyla birlikte çalışırmış. Çünkü zamane adamıymış. Bu huyundan dolayı altı oklu köylüler ve ileri gelenlerde hiç mi hiç sevmezlermiÅŸ kendisini. Her taraftan elini yüzünü yıkayan Åžuhut’lu tellal, son liman olarak medikalcıyla ahbap çavuÅŸ olmuÅŸ. Tencere kapak misali…
Köyün Hopa’lı Ali’si, zararsız masum görünür, çalı çaputla uÄŸraşır, her muhtarın karşısında olur, kulaktan duyma dedikoduları köy halkına aktarır ara sıra “yelli yelli yelli ÅŸu yelli turna” ÅŸarkısını mırıldanırmış.
Hamamcı ise eski tecrübesiyle bunları uzaktan izler, hamamda ki suya sabuna dokunmadan iÅŸlerini gördürür, kese attırırmış.
Hortumda kullanılmaktan baÅŸka hiçbir iÅŸe yaramıyormuÅŸ. Hatta baÅŸkaları suyu fışkırtıyor, sesi o çıkartıyormuÅŸ.
Masal uzun. Masalımızın diÄŸer kahramanlarını ve hikayelerini zaman zaman köÅŸemde yazmaya devam edeceÄŸim.
GÜNÜN SÖZÜ
Bil ki BaÅŸkasından sana LAF GETİREN, Senden de baÅŸkasına LAF GÖTÜRÜR.!!


REKLAM ALANI3
Reklam vermek için 05459096565