Reklamı Geç
gaziantep escort mersin escort sex hikayeleri adana escort
e-sgk e-anindakredi hizlipro bilginizolsun istanbul tül perde sinema film sinema film Antalya escort
porno hikaye adult hikaye

HAYAT KURTARAN STOMA


Bu haber 24 Eylül 2012, Pazartesi 14:06:41 eklenmiştir.

 

Geçtiğimiz hafta Gazi Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu 4.Stoma ve Yara Bakımı Hemşireleri Toplantısı’na davetliydim. Doğrusu o zamana kadar  stomanın ne olduğu hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Bu toplantı sayesinde stomanın ne olduğu, stomalı hastaların karşılaştıkları zorluklar hakkında bilgi sahibi oldum ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Stoma ;  barsağın ameliyatla karın duvarına ağızlaştırılmasıdır, yani çeşitli nedenlerle normal yolla dışkılama ve idrar yapma işlevini gerçekleştiremeyen hastalarda barsak ucunun ameliyatla karında bir bölgeye ulaştırılmasıdır. Kronikleşmiş iltihaplı kalın bağırsak hastalıkları, kolit ya da kron hastalığı gibi durumlarda takılabileceği gibi  kalın bağırsakta iyi huylu ya da kötü huylu tümörler, bağırsakta doğuştan oluşmuş Hirschsprung hastalığı gibi sakatlıkları olanlara da stoma (torba) takılıyor.  Mesanenin alınması, idrar yollarındaki daralmalar, kaza sonucu oluşan yaralanmalar ile sinir hasarları da torba gerektiren hastalıklar arasında. Kullanımı son derece yaygın olan stoma, barsak içeriğinin vücuttan atılımını sağlamak amacıyla  açılmış olsa da, asıl amacı ‘hayat kurtarmaktır.’

 Stomalı hastaların gerek fizyolojik, gerekse psikolojik yönden çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını ve bu sebeple tıbben her yeni gün kendilerini geliştirme çabasında olduklarını anlatan Doç. Dr. Sezai LEVENTOĞLU  hastalarda,  hayati tehlikenin atlatılmasının ardından hayat kalitesinin yükseltilmesine çalıştıklarını ve bu dönemde stomalı hasta eşlerine düşen görevleri anlattı. Eşlere düşen; yine  karşılıklı anlayış ve partnerler  arası etkili iletişim.

Stomalı hastaların  ameliyat sonrası sosyal yaşantılarına dönebilmeleri de zaman alabiliyor. Hastalar en fazla koku ve dışkı sızıntısından rahatsızlık duyarak eski yaşantılarından, ameliyat öncesi yaptıkları sosyal aktiviteleri yapmaktan, topluma karışmaktan  uzaklaşabiliyorlar. Oysa ki stomanın düzenli ve sık  temizliği  oluşabilecek kokuya engel oluyor. Bu dönemde çevrenin desteği stomalı hastanın hayata yeniden tutunmasında  önemli yer tutuyor.

Duruma bir de empati yaparak bakacak olursak; “Bir insan kendi bedenine stoma takılınca ne hisseder?” sorusunu yanıtlamak gerekir.

Stomalı hasta hayati tehlikeyi atlattığı için mutlu olur elbette; fakat şimdi yeni sorunlarla tanışma zamanı gelmiştir. Bedeni artık eski bedeni değildir. Bu zamana kadar yaşadığı en doğal alışkanlıklarını değiştirmesi gerekmektedir. Peki ya sosyal yaşam? İş hayatı? Aşk ilişkisi? Cinselliği?

Sosyal yaşamda ve iş yaşantısında, yeniden kabul görme korkusu gelişebiliyor stomalı hastalarda. Aşk ve cinsel yaşantıda ise kendi bedeni ile görünümüyle ilgili tereddütleri  ve korkularının olması son derece  doğal ve olasıdır. Ancak, enteresan olanı, hastanelerde stomalı hastanın psikolojik destek alması için kurulmuş herhangi bir ünitenin olmaması. İşlerini  özveri ile yapan hemşireler mutlaka bu desteği ellerinden geldiğince yapmaktalar, fakat stomalı bir hastanın öncelikle yaşadığı; hayatını kaybetme korkusu, ardından gelen ameliyat ve bedenindeki değişiklik. Tüm bunlara ilave olarak, bundan sonraki yaşantısında uyması gereken kurallar ve değiştirmesi gereken alışkanlıklar konularında uzman olan bir birim tarafından ayrıca desteklenmeli ve stomalı  hastalar hastaneden çıkarken hayata, yeni bir hayata tam donanımlı olarak çıkmalı, kendi bedenlerinin tam ve mükemmel olduğu bilinciyle yeni hayatlarına merhaba demeliler. Bu konuda uzman bir psikologla  yeterli desteği alamadan hastaneden ayrılan bir kimse, ne kadar hayata yeniden kavuşmuş olursa olsun, üzüntü, depresyon, içe kapanıklık ve sosyal yaşantıdan uzaklaşma onu bekleyen sorunlar arasındadır.

Bu konuyla bağlantılı olarak, Psikolog ve Transformal Nefes Koçu İsmihan BİLİŞİK  stomalı hastaların beden imajlarının değişmesiyle yaşayabilecekleri sorunları anlatırken, sağlıklı beden imajı algısının tüm insanlar için önemini vurguladı. Kendisini olduğundan daha alt veya daha üst düzeyde görüp algılamanın  sağlıksız olduğuna ilişkin örnekler verirken, asıl olanın kişinin kendini olduğu gibi kabul etmesi olduğunu paylaştı. Kişi kendi bedenindeki sevmediği bölgeleri önce kabullenmeli, ancak diğer türlü daha mutlu olacağını düşünüyorsa ve  değiştirme imkanı varsa tedavi ettirmelidir. Eğer ki değiştirilemeyecek bir durumsa,bu konuda psikolojik destek yardımıyla önemli olanın sağlığı olduğunun bilinciyle hayatına devam etmelidir.Yani kişi kendisiyle barışmalıdır.

 Aslında bilinmesi gereken şu ki ; arkadaşları, eşi, sevgilisi onlar hayatta oldukları için çok mutlu. Ve hayatlarının yeni döneminde elele vererek zorlukların üstesinden gelip yeni bir hayata merhaba diyecekler hep birlikte, güvenle. 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Yazarlar haberleri
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
AFYONKARAHİSAR ismi AFYON olarak değiştirilsin mi?
Değişmesin
% 39.68
Değişsin
% 58.04
Kararsızım
% 2.269
 
Sandıklı Haber Sitesi
© Copyright 2013 sandikli.Com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
haber
haber
Spor
Canlı Maç İzle