Reklamı Geç
gaziantep escort mersin escort sex hikayeleri adana escort
e-sgk e-anindakredi hizlipro bilginizolsun istanbul tül perde sinema film sinema film Antalya escort
porno hikaye adult hikaye

ÖMRÜMÜN YARISINI SANDIKLI’DA GEÇİRDİM


Bu haber 24 Aralık 2013, Salı 20:55:46 eklenmiştir.

Sandıklı MHP Belediye Başkan adayı Doktor Hakan Bolcal, ODAK Gazetesi Pazar Kahvaltıları’na katılarak Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Çınar ve Ömer Mazi’nin konuğu oldu.

Belediye Başkan adayı Bolcal, “Sandıklılı olmak için Sandıklı’da doğmak gerekmez. Ben ömrümün yarısını, doktorluk mesleğimin tamamını Sandıklı’da geçirdim. İki çocuğum burada dünyaya geldi. Bu güne kadar Sandıklı’ya doktor olarak hizmet verdim, şimdi sıra Belediye Başkanı olarak hizmet vermekte” dedi.


Hakan Bolcal kimdir?, nerede dünyaya geldi?, kendi ağzınızdan sizi dinlemek istiyoruz…


H.Bolcal, Aydın’ın Nazilli ilçesinde 1970 yılında dünyaya geldim. 4 çocuklu bir ailenin 4. çocuğuyum. İki abim bir ablam vardı. Bir esnaf çocuğuyum. Babamın asıl mesleği terzilikti. Ama son yıllarda gözleri eskisi gibi olmadığı için terzi dükkanını bakkal dükkanına çevirdi. Çarşı içinde bir bakkal dükkanımız vardı. Ama aynı zamanda küçük çiftçiydi ailem. Üzüm ve incir bahçemiz vardı. Ben aklım erdiğinden beri babamın bakkal dükkanında çıraklık yapardım. Babamı 2 yıl önce kaybettik. Böyle bir esnaf ailenin çocuğuyum. Babam 1930 doğumlu ve Nazilli’nin en eski esnaflarından.


 Esnaf ve çiftçi bir aileden geliyorsunuz. Siz de aileniz gibi çiftçilik ve esnaflık yaptınız mı?


H.Bolcal, Aslında esnaf çocuğu ama küçük birkaç bahçede kendi üzüm incir ağaçlarımız vardı. Annem ev hanımı. Sanırım 5 yaşından itibaren ben sürekli babamın yanında, bakkal dükkanında çalıştım. Daha doğrusu ben 5 yaşından sonrasını hatırlıyorum, işin aslı ben bakkal dükkanında büyüdüm. Ta ki Üniversiteye gidene kadar, babamın yanında bakkal çırağı olarak ticari hayata atıldım. Bakkalda çalışmak güzeldi, ben asıl bahçede çalışmayı sevmiyordum. En küçük ben olduğum için önümde iki seçenek vardı. Ya bakkalda çalışacağım, ya da bahçede incir ve üzüm toplayacaktım. Ben her zaman Bakkalda çalışmayı tercih ederdim. Bakkalda aynı zamanda ders yapma ve kitap okuma imkanım vardı.


 Her gün 3 kilometre yürüyerek okula gittim


Nasıl bir okul hayatınız oldu?


H.Bolcal, Yarı çiftçi yarı esnaf bir aile olduğumuz için Nazilli’de bulunan devlet okullarında ilk, orta ve lise tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazandım. Nazilli lisesinden mezun oldum. Benim okulda amcamın oğlu vardı. O benden iki yaş büyük. İlkokula başlamıştı. Her sabah bizim evin önünden okula gidip geliyordu. Okul hayatımda en ilginç olayı ben daha 5 yaşındayken yaşadım. Bir gün evde bulduğum bir çantayı alıp amcaoğlunun arkasından okula gidiyorum. Elimde çanta, okulun bahçesinde bekliyorum. Bu arada okulla bizim ev arasında yaklaşık 3 kilometre kadar bir mesafe var.


 Sizin okula gittiğinizden kimsenin haberi yok mu?     


H.Bolcal, Hayır yok. Ben çantayı aldığım gibi amcaoğlunun peşinden okula gidiyorum. Benim en küçük kardeşimle aramda 7 yaş fark var. Bizden ilkokula giden kimse yok. Beni bulamayınca kayboldum diye Nazilli’de herkes beni aramaya çıkıyor. Saatler sonra okulun bahçesinde buluyorlar. Okula gitmeyi çok erken yaştan beri istiyordum. Kolay bir çocukluk geçirmedim tabiî ki. En küçük olmak avantaj ama yine de bazı sıkıntılar çektik. En büyük abim 1957 doğumlu, o hayata daha erken atıldığı için faydasını gördüm ama İlkokul’dan liseyi bitirene kadar hem okumak, hem de çalışmak zorunda kaldım. Akranlarım gibi hiç oyun oynama, yaramazlık yapma, yan gelip yatma imkanım olmadı. Nazillinin bir ucundan diğer ucuna bazen yaya, bazen bisikletle çok gittim. Yazın tüm arkadaşlarım Kuşadası’nda denize giderken biz bahçede veya bakkal dükkanında çalışmak zorunda kalıyordum. Çocukluğumda fazla denize gitme imkanım olmadı.


 Nasıl bir öğrenciydiniz? Cerrahpaşa’yı kazandığınızı göre çalışkan bir öğrenciydiniz…  


H.Bolcal, Çok çalışkan bir öğrenciydim. Özellikle kışın bahçe de olmadığı için çok kitap okuma ve ders yapma imkanım oluyordu. Dönemimin en başarılı öğrencilerinden biriydim. Arkadaşlarım da, öğretmenlerim de benim iyi bir yeri kazanacağımdan emindiler. Matematik ve Fen’den biraz eksiğim vardı. Onu da lise 2 den sonra dershaneye giderek tamamladım. Dönemimde Cerrahpaşa’yı kazanan tek kişiydim. Genelde başarılı bir öğrenciydim. Sıfırcı hoca olarak bilinen bir öğretmenimiz vardı, ben ondan dahi 10 alırdım. Üniversite için 12 tercihte bulundum ve 9 tanesi tıp, 2 tanesi diş hekimliği ve bir tanesi de eczacılık bölümlerinden oluşuyordu. İlk tercihim Ege Tıp fakültesiydi. Onun nedeni Nazilli’ye yakın olması ve benim için daha az masraflı olması. Ege’ye çok fazla talep olunca ben 2. tercihim olan Cerrahpaşa’yı kazandım.


 Bize özel olduğumuzu hissettirdiler 


Nazilli’den sonra İstanbul gibi metropol bir şehir sizin için kolay olmamıştır?  


H.Bolcal, En büyük abim İstanbul’da okudu ve orada yaşıyordu. Zaman zaman abimin yanına gittiğim için İstanbul’a çok yabancı değildim. Öğrencilik yıllarımın ilk 3 yılı abimlerin yanında oldu. Ablam lise mezunu, büyük abim makine mühendisi, diğer abim de teknik öğretmen. Ben hiç spor yapmadım ama bizim ev Nazilli stadının tam karşısındaydı. Stadın sorumlusu da bir komşumuzdu. Onunla birlikte el arabasına toz kireci doldurur sahanın çizgilerini çizerdik. Eskiden çizgiler boyayla değil kireçle ve el’le yapılırdı. Spora böyle bir katkım oldu ama benim hiç spor yapma imkanım olmadı.


 Anne ve babanızın sizlere karşı ilgileri nasıldı? Tamam ekonomik olarak imkanlar fazla iyi değil ama 4’ünüzü de okuttuklarına göre ilgili ve eğitime önem veren bir aile olmalılar…


H.Bolcal, Anne ve babamızın fazla bir eğitimleri yoktu. Ama eğitime gerçekten çok büyük önem veriyorlardı. Ellerindeki kısıtlı imkanlara rağmen hepimizi okuttular. O zaman bir ad veremiyorduk ama bugün baktığımızda ailemiz bizim değerli, önemli olduğumuzu hissettiler. Varsın, önemlisin ve özelsin kavramlarını biz ailemizde yaşadık. Bunları bugün okuduğumda böyle olduğunu anlıyorum ama bizim ailemiz bize bunu yıllarca yaşattılar. Çok ilginçtir, ben sabah uyurken annem evde bulaşık bile yıkamazdı. Uykusu bölünmesin, uyanmasın, iyi dinlensin diye. Bu kadar hassas davranırdı. Annem her zaman çocuklarım diye bizi severdi. Asla bir ayrım ve farklı bir tutum içine girmedi. Ne ablam bir tane diye ona farklı davrandı, ne abim ilk diye ona özen gösterdi, ne bana son çocuğum diye farklı bir davranışa girdi. Ama şunu mutlaka söylemekte yarar var. En büyük abimin özellikle benim hayatımda çok önemli katkıları var. O benim rol modelimdir.


 Ne zaman üniversiteye başladınız?


H.Bolcal, 1980 ihtilalinden sonra bir Türkiye vardı önümüzde. Bizden önceki kuşakların üniversite olaylarından sonra bizde ise tam anlamıyla Apolitik bir öğrenim hayatı vardı. 1987’de üniversiteye başladım. İstanbul’da abimin evi vardı onların yanında 3 yıl kaldım. 3 yılın sonrasında öğrenci evinde kalmaya başladık. İki ayrı öğrenci evinde kalarak eğitimi tamamladık.


 


 Etiketin önemini orada öğrendim



İstanbul’da yaşamak nasıl bir şey, 6.5 yıl orada kaldınız?


H.Bolcal, İstanbul’da daha önceden abim Rafet Bolcal kaldığı için yaz tatillerinde yanına gidip kalırdım. Öğrenci olarak İstanbul’u tercih etmemin de arkasında zaten Abimin orada olması yatar. Ona güvenerek İstanbul tercihi yaptım. İstanbul’da yaşamak başka bir olay. Bence insanlar hayatlarının bir bölümünü mutlaka İstanbul’da geçirmeliler. Çünkü İstanbul insana başka bir eğitim veriyor. Başka bir yaşama şekli öğretiyor. Sadece yolda yürümek bile insana çok şey katıyor. Orada bir kahve içmek, Galata köprüsünde yürümek bile bir kültür, bir yaşam felsefesi. Ben her zaman ileriye bakmam, geriye de döner bakarım. Bizden önce orada yaşamış hayatları, medeniyetleri ve orayı almak için verilmiş mücadeleyi gözümün önünde canlandırıyorum. İstanbul bambaşka bir olay.


 İstanbul’u kazandınız ve okumaya gittiniz neler hissettiniz?


H.Bolcal, her ne kadar abimi ziyarete gitmiş olsam da kalabalık bir şehirde kalabalıkların içinde yalnızlık kötü bir şey. Şimdi kalabalık olmayan bir yerde yalnız olmak sorun değil. Ama milyonlarca insanın yaşadığı bir yerde yalnızlık çekmek ve yalnız olmak insanı çok farklı yerlere çekiyor. Öğrenciliğimin ilk yıllarında bazı gruplar vardı. Belli okullardan grup halinde orayı kazanmışlar, böyle belli başlı guruplar vardı. Bunlar aralarına dışarıdan kimseyi almazlardı. Ben kendi dönemimin tek Cerrahpaşa’yı kazanan öğrencisiydim. Ben de bu açığımı gidermek adına daha çok hemşerilik nedeniyle Egeli illerden gelen arkadaşlarla takılmaya başladım. İlk yıllarda okulda çok yalnızlık yaşadım. İlk 3 yıl zaten abimlerde kaldım ama daha sonra ev tutarak arkadaşlarımla kalmaya başladım. 3 yılın sonunda artık doktor gibi hastane görevi de alınmaya başlanıyor.


 Öğrenci evleri nasıldı, neler yaşadınız?


H.Bolcal, Abimin yanından ayrıldıktan sonra iki ayrı öğrenci evinde tamamladım okulu. En son, Kocamustafapaşa’da kaldım bir buçuk yıl kadar. Hayatımın en keyifli, en verimli dönemlerini yaşadım. Hem öğrenciyken hem de İstanbul’un, Türkiye’nin sayılı bir hastanesinde stajyer doktor olarak çalışmak büyük bir keyif verdi. Öğrenci evimizde asistan bir doktorla birlikte kalıyordum. Kaldığımız evin zilinde ismimiz yazıyordu. Benim ismimin önünde STJ DR yazıyordu. Komşular bir şey olduğunda doktor olan arkadaşımı değil beni soruyorlardı. Stajyer Dr. Yani Benim ismimin önünde STJ DR yazısını daha önemli bir unvan sanarak arkadaşımı değil beni soruyorlardı. Etiketin ne kadar önemli olduğunu orada öğrendim. Oysa arkadaşım benden çok daha önde. O asistan doktor, ben stajyerim ama stajyerin kısaltması olan STJ’yi önemli bir unvan sanarak beni sorarlardı.


 Çocukluk arkadaşlarımdan birisi belediye başkanı


Benim kuşak siyasete çok geç girdi ama bu konuda çok yol alanlar oldu. Çocukluk arkadaşlarımdan birisi şu anda Milliyetçi Hareket Partisi’nden Nazilli Belediye Başkanı, Haluk Alıcık. Benden iki yaş büyük. Ben bakkal çırağı iken onun babası da pideciydi. Pide fırınları vardı. Ben bakkal çırağı, o pideci çırağıydık. Başkan olduktan sonra ziyaretine gitmiştim. Zaman zaman o da Sandıklı yakınlarından geçerse mutlaka uğrar ve bir araya geliriz. 2009 seçimlerinde belediye başkanı oldu ve şimdi yeniden aday. Ama benim aynı partiden Belediye Başkan adayı olduğumu henüz bilmiyor. Bu süreç içinde hiç karşılaşmadık.


 Sandıklı’da kendimi çocukluğumun ortamını buluyorum



Ben 1994 yılında Sandıklı’ya geldim. 20 yıllık doktorum ve bunun tamamı Sandıklı’da geçti. Bazen bana soruyorlar ‘Neden bunca yıl Sandıklı’da kaldın? Başka yerlerde çok daha farklı konumlarda olurdun’ diyorlar. Sandıklı’da olmaktan, çalışmaktan, yaşamaktan ve bir Sandıklılı olmaktan gurur duyuyorum. Burada çocukluk yıllarımda yaşadığım samimiyeti, dostluğu ve insan ilişkilerini buluyorum. Herkes herkesi tanıyor, birbirine yardım etmeye çalışıyor. Benim için insan ilişkilerinde samimiyet çok önemli. İnsanlar birbiri ile samimi, tanısın veya tanımasın herkes birbirine selam veriyor. Ben Sandıklı’ya geldiğimde Ali Yağcı diye bir doktor vardı, Afyon’dan ve ilçelerden sevk alıp Sandıklı’ya geliyorlardı. İlden ilçeye sevk mi olur deniliyordu. Sandıklının bölgeye liderlik etmek gibi bir misyonu da var.


 ‘Rıdvan Dilmen komşumuzdu’


Fenerbahçe ve Milli takımın efsane futbolcusu Rıdvan Dilmen de Nazillili. Rıdvan bizden büyük ve abimle aynı dönemin çocukları. Rıdvan’ın ağabeyleri Ercüment ve Murat abi vardı. Onlar Rıdvan’ın ağabeyleridir ve onları tanırım. Rıdvan’ı fazla tanıma imkanım olmadı çünkü bizim geçlik yıllarımızda transfer olmuştu. Geldiği zamanlarda görürdük. Çocukluk evleri bizim eve çok yakınmış ve bizim aile ile tanışıklıkları var. Nazilli tabi o yıllarda küçük ve herkesin birbirini tanıdığı bir yer. Çok düzenli ve planlı bir şehirdi. Hatta o zamanlar hatırlıyorum eski klasik arabaları süsleyip 68 plaka takarlar ve gezdirirlerdi. Türkiye’nin 68. vilayeti olacak diye. Ama öyle bir şey olmadı tabi ki.

 

www.sandikli.com farkıyla “İLK BİLEN SİZ OLUN”

SİTEMİZDE YAYINLANAN HABERLERİN VE FOTOĞRAFLARIN İZİNSİZ ALINMASI

VE KULLANILMASI YASAKTIR.

HABER, DUYURU, BASIN AÇIKLAMASI, ELEŞTİRİ, ÖNERİ, REKLAM, İLAN vb. her tür iletiniz için lütfen bize ulaşınız.

İletişim Adresi: P.K.10 Sandıklı/AFYONKARAHİSAR

Haber e-mail:sandiklicom@hotmail.com

Sandıklı’daki tüm gelişmeleri ilk olarak www.sandikli.com’dan takip edin. Sandıklı’dan ilk sizin haberiniz olsun… www.sandikli.com sosyal paylaşım ağı facebook’ta. Sandikli.com@hotmail.com ‘ adresini facebook’ta ekleyin (facebook/sandikli.com)ve sandıklı.com grubuna katılın. Facebooktaki sandıklı.com sayfamızı beğenin Sandıklı’dan ilk sizin haberiniz olsun. Sandikli.com’u  twitter’den takip edebilirsiniz .

SİTE ANASAYFASINDA FACEBOOK LİNKİNİ BEĞENİN         

TWİTTER ONLİNE HABER        http://twitter.comsandiklicom

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Sandıklı haberleri
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
AFYONKARAHİSAR ismi AFYON olarak değiştirilsin mi?
Değişmesin
% 39.68
Değişsin
% 58.04
Kararsızım
% 2.269
 
Sandıklı Haber Sitesi
© Copyright 2013 sandikli.Com. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
haber
haber
Spor
Canlı Maç İzle