Sandıklı'nın Web Sayfası
Solar Enerji ile her yerde Elektrik üretiyoruz.
Anasayfa    Kaplıca    Akdağ Kanyonu    Yunus Emre    Tarihçe    Coğrafya    Ekonomi    Halk Kültürü    Kurumlar    Haberler    Fotoğraflar  
o CHAT   o Ziyaretçi Defteri   o Şiir Defteri   o E-Kart   o Anket   o Takvim   o Linkler   o Müzik Kutusu   - REKLAM YAYINI -  
Sitede Ara
Görünüm Dil Tr - En - Nl - Fr - Gr 04 Temmuz 2009 Cumartesi
HALK KÜLTÜRÜ
 Sandıklı Gelenekleri    Evlenme Geleneği    Giyim-Kuşam    Sandıklı Yemekleri  
 Sandıklı Türküleri    Sandıklı Manileri    Mahalli Sözler    Sandıklı'da Lakaplar  

MAHALLİ SÖZLER

SANDIKLI'DA KULLANILAN MAHALLİ KELİMELER VE ANLAMLARI:*

KELİME   ANLAMI
- A -
Ayıcık
Alampa
Attırgan
Annıçatı
Arzanidir
Allahın vereni
Aklında dol odunu çıksın
- B -
Badallat etmek
Banak
Belinleme
Bicik
Beket
Berenari
Bıldırdanmak
Bişirgeç
- C Ç -
Cıbbırık
Çıfıt
Cirmi (çingni)
Çullap
Çiğnek
Cıvık
Cüdden
Condili
Çıktıgızı
Çomçak
Çüşdübe
Çıngı
Çençen etmek
- D -
Dutgulum etmek
Deşduvan
Debennemek
Depme
Dürtüşlemek
Dınılamak
Dımılamak
Düttürüleyla
Dığan
Desdidümbek
Dodurdanmak
Dulung
Dam yazlası
Dutuğaç
- E -
Ele!
Ezazil
Engi
Emme
Emsiz
Ellaham
Eysıran
Emenmek
Emik
- F -
Faldırfış
Fokuduk
Fennus
Ferfine
Fışkırık
- G -
Gölle
Gızıl üzüm
Gede
Gehe
Göhö
Guddak
Gorsan
Gamzaklamak
Genez
Guşane
Gıyak
Garelkmak
Gabirment
Garcılamak
Gedayi
Gavara
Genezim
- H -
Habi zılla
Havrız
Höykürme
Hamıraşı
Haranı
Horavıdombay
Haybatlı
Havırtlak
Havakkın
- I İ -
Inı
Irlamak
İzansız
İsbirte
İreng etmek
İlenmek
İn damlası
İnez iynesi
- K -
Kazan eniği
Kübbedek
Kehel
Kıtır
Kele
Kef
Kemkirmek
Kokurdak
Kıkırdak
- L -
Lemberlemp
Lağara
Lökül
Löbbedek
Lom lom
Lombadak
Lav lav
Leymamba
Lenkmek
- M -
Müzepzep
Mığır
Matıf
Mıhsıştı
Mıhçıkım
Memişane
Mılığı yıkmak
Mungarız
Mırrık
Mırt-cırt
Mıncıkmak
Mırın gırın etmek
- N -
Nezeltmek
Nezgin
Netame
Nehenne
- O -
Önsen
- P -
Pevlika
Ponçullamak
Ponçullatmak
Pavkırmak
Pılı-pırtı
Panti
Pav/an
- S-Ş -
Somsak
Sako
Suluzırtlak
Sokaç
Şipşip
Şabbaz
Sadrazam
Sullap
Sallazort
Şitem
Sayki
Şirnik
Sündürmeş
Seysimek
Seğirtmek
Şadılamaymun
Şellek
Şivşit
Salahana
- T -
Taltamoz
Tabbasan
Tuşba
Tellesitmek
Tızık
Tomburlak
Tıllaş
Tıla
Tengirlek
Takase
Takaze
Tırık
- V -
Viri
Vanneden
Vele
- Y -
Yortma
Yamacıgırık
Yağırnı
Yağlık
Yuğmak
Yeldirgemek
Yağşanmak
Yıf
Yekinmek
- Z -
Zılla
Zevzek
Zırtullah
Zirzop
Zabayıtsız
Zere
Zivtinmek
Zabın
Zerkildemek
Zeyni gırık
Zobuduk
Zagidi
Zarplı
Zimmem

: Azıcık, çok az
: İri taş
: Oynak
: Alnının tam ortası
: Müstehaktır, haketmiştir
: Allahın verdiği özellik, takdir-i ilahi
: Behey akılsız, aklı kıt

: Bozmak, işe yaramaz hale getirmek
: Sulu yemek
: Ansızın uyanma, irkilme
: Biricik, bir tek
: Kapat pek-et, pekiştir.
: Üstünkörü, gelişigüzel
: Kendi kendine konuşmak
: Saç üzerinde yufka yaparken kullanılan alet.

: Salak, dönek, sulu ördek
: Kıskanç, haset
: Omuz
: Az şekerli su
: Kıvılcım
: Sulu
: Aşık oyununda bir hitap şekli
: Ufak, tefek
: Herşeye karışan
: Kase, tahta su kabı
: Avanak, elinden bir iş gelmeyen
: Zayıf horoz
: Çene çalmak, gevezelenmek

: Hemen yola koyulmak
: Kır bekçesi, arazi korucusu
: Debelenmek, boşa yürümek
: Tekme
: Dürtelemek, hafifçe dürtmek
: Atılan bir taşın çıkardığı ses
: Parlamak, bir eşyanın parlatılması
: Kısa etekli, uzun boylu
: Tencere, ateş tenceresi, tava
: Topraktan yapılmış darbuka
: Öfkeyle kendi kendine konuşmak
: Çenenin yan tarafı
: Evlerin tek katlı kısımlarının damı
: Tencere tutacağı

: Vay anasına (hayret ifadesi)
: Yere göğe sığmayan, çevreye zarar veren
: Elinizdeki, yakınmızdaki
: Ama, fakat, lakin
: Beceriksiz
: Herhalde, öyle sanıyorum, Allah bilir ya
: İyi sıyıran. (Hamur işlerinde kullanılan alet)
: Emek vermek, zahmet etmek
: Beyin

: Döküp saçan, savruk
: Kaynak halde, fokurdamakta olan
: Gaz feneri (Fanus)
: Arifane, ortaklaşa ısmarlanan yemek
: Çabuk öfkelenen, telaşlanan, fıskiye

: Aşure
: Rezzaki cinsi kuru üzüm
: Kısa boylu (Doğrusu Geda=Yoksul)
: Getir
: Götür
: Yalancı
: Güya
: Eşelemek
: Galiba
: Tencere
: Kıyak, güzel, yerli yerinde
: Nemden dolayı yumuşamak
: Kabir bekçisi
: Karıştırmak
: Kiler
: Kuru gürültü
: Galiba, sanırım

: Oldukça
: Lazımlık
: Haykırma, coşma
: Makarna, ev makarnası
: Büyük tencere
: Somurtkan
: Çok itibar edilen
: Gevşemiş, bozulmuş (giyecekler için)
: Şişmiş, kabarmış (çıban veya yara için)

: İşte
: Sallamak
: Yol yordam bilmeyen
: Kibrit
: Eziyet etmek, cefa çektirmek
: Beddua etmek
: Çok yavaş hareket eden
: Saman altından su yürüten

: Küçük kazan
: Birdenbire düşmek
: Tembel, iş görmeyen
: İstihza, alay etmek
: Yeni yetme erkek buzağı
: Et pişerken üstte toplanan kir
: Hamle yapar gibi davranmak
: Tomurcuklanma
: İçyağı posası

: Lebaleb, ağzma kadar dolu
: Kuru gürültü
: Künklerin ek yerlerini kapatan karışım
: Çokça, dolu dolu
: Tepeden inme söyleyiş tarzı
: Tepeden inme
: Palavracı, gürültücü
: Upuzun, dengesini zor sağlayan
: Sendelemek

: Lüzumsuz
: Zayıf
: Moruk
: Beceriksiz, bir işe yaramayan, cimri
: Çok dolu, çok kalabalık
: Ayakyolu, tuvalet
: Morali bozulmak
: Düzeni bozulmuş, tamiri çok zor
: Çürük, entipüften
: Boş, hava-civa, vesair.
: Yumuşama
: Sağda solda hoşa gitmeyen şeyler söylemek

: Azaltmak
: Yorgun, hastalık sonrası hali
: Bela, çirkef
: Ne bileyim ne.

: Tabii, öyle ya, kimbilir.

: Fabrika
: Bocalamak
: Bocalatmak
: Bağırmak, haykırmak
: Eşya
: Çocukların bir çeşit kağıt oyunu
: Pazı bent, gece bekçisi

: Yumruk
: Palto
: Gelişi güzel pişirilmiş yemek
: Arının iğnesi
: Sulu, şımarık
: Şahbaz, hamarat
: Cevizli lokum
: Dağınık, salak
: Çok düzensiz, dengesiz
: Çile
: Sanki
: Şımarık
: Lastik şerit
: Eli boş gezmek
: Koşmak
: Şekilsiz, şekilden şekile sokmak
: Yoksul, çıplak
: Bozuk,gevşek
: Salak ana (çocuklara kızgınlıkla söylenir)

: Yol yordam bilmeyen
: Yürümesini bilmeyen
: Katı (yoğurt için)
: Yormak, kuvvetten düşürmek
: Hızla koş (seyirt)
: Yuvarlak, küre şeklinde
: Karın
: Karnı şiş, göbekli, şişman
: Tekerlek, çember şeklinde
: Çarpıntı
: Eziyet etmek, kafa tutmak
: Çok zayıf

: Hayret ifadesi (öfkeyle söylenen)
: Ya!, vah vah!
: İnce bez parçası

: Kapalı su yolu
: Eğri büğrü
: Sırt
: Büyük mendil, çevre
: Merdanelemek
: Belinletmek, ansızın uyarmak
: Gevezelenmek, çene çalmak
: Boş
: Hamle yapmak

: Oldukça,şayet
: Sulu, ciddi olmayan
: Deli-dolu
: Delice
: Görgüsüz
: Zira, zahir
: Didinmik
: Zayıf, halsiz
: Boşuna uğraşıp durmak
: Akılsız
: Patavatsız
: Cıbıl, yoksul
: Güçlü kuvvetli
: Nakit para

SANDIKLI ATASÖZLERİ:
1- Gelenin azı olmaz, koca kızın nazı olmaz.
2- Gelin ata bindi, ya nasip.
3- Gece yağar, gündüz açılır hava hoş olur; karı söyler, koca dinler geçim hoş olur.
4- İki çıplak bir hamama yakışır.
5- Keller, yağırlar, birbirini ağırlar.
6- Kadının aklı, süpürge sapında saklı.
7- Nerede çalgı, orada galgı.
8- Ne bu koku, yokluğun boku.
9- Ölüye gidince ağla, düğüne gidince oyna.
10- Taş olda baş yar.
11- Yağına kıymayan, katmeri yoz yer.

ÖLÇÜLÜ SÖZLERİMİZ:

Duygu ve düşüncelerimizi akılda kalıcı bir şekilde anlatmak için ölçülü ve kafiyeli sözler söyleriz. Bu sözler çoğunlukla 2 mısradan meydana gelir ve akılda daha kolay tutulur. Ölçülü sözler bilgileri ve düşünceleri en kısa ve özlü bir biçimde anlatırlar. Bu sözlerin bazıları atasözü haline gelmiştir. Sandıklı ve köylerinde bu ölçülü sözleri geçmiş yıllarda esnafımızın işyerlerinde, kahvehanelerde, taşıtlar ve bazı evlerimizde çerçevelenmiş olarak her yerde görürken, günümüzde bu gelenek artık azalmıştır. İşte ölçülü sözlerimizden bazıları.
1- Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar.
Söz bilmezsen susta, seni bir adam sansınlar.

2- Dost sanma şanlı vaktinde dost olanı
Dost bil zor anında elinden tutanı.

3- Gönül ne kahve ister ne kahvehane
Gönül sohbet ister kahve bahane

4- Allah islerse bir kişinin işini
Mermere bile geçirir dişini
İstemezse bir kişinin işini
Muhallebi yerken kırar dişini.

5- İçki yiğidi susturur, korkağı coşturur.

6- İki şey korkunçtur; anlaşılmamak ya da yanlış anlaşılmak.

7- Bak şu çeşmeye su içecek tası yok.
Kırma insan kalbini, yapacak ustası yok.

8- Aptallarla tartışma, başkaları aranızdaki farkı anlayabilir.

9- Ye yağlığı iç suyu. dondurursa dondursun
Ye tatlıyı içme suyu, yandırırsa yandırsın.

10- Dünya malı elde iken hep düşmanlar dost olur.
Elde bir şey kalmayınca dost bile düşman olur.

11- Akıl bir gemidir, fikir dümeni
Kullandır kendini, göreyim seni

12- Rakıya verip anırma
Tütünü verip savurma

13- Ne kadar bilirsen bil,
Söylediklerin karşısındakinin anlayabildiği kadardır.

14- İtimadı lütuf sanıp borca sarılma
Bir gün gelip istenecektir, sonra darılma

15- Bana benden olur, her ne olursa
Başım rahat eder, dilim durursa.

SANDIKLI'DA EŞLERİN BİRBİRİNE HİTAPLARI:

Sandıklı ve köylerinde eşler birbirlerine değişik şekilde hitap ederler. Bu hitap etme kesinlikle alay, küçük görme ve terbiyesizlik söz konuşu değildir, seslenişlerde saygı ve sevgi yatar. Yöremizde eşler birbirlerine isimleriyle seslendikleri gibi değişik kelimelerde kullanmaktadırlar. Bu hitap şekilleri o insan sosyal ve kültürel yapısını ortaya koyması yönünden de ilginçtir. İşte Sandıklı ve köylerinde eşlerin birbirlerine kullandıkları hitaplar.

Kadınlar Eşlerine Hitap Ederken Şu Kelimeleri Kullanırlar:
1- Herif (Bizim Herif), 2- Ağam 3- Koca (Goca veya Kocam), 4- Efendi Çavuş, 6- Bey, 7- Beyzadem, 8- Bizim Adam, 9- Len (Ülen), 10- Canım, 11-Gülüm, 12-İsimleriyle

Erkekler Eşlerine Hitap Ederken Şu Kelimeleri Kullanırlar;
1- Koca Karı (Garı), 2- Hanım, 3- Avrat, 4- Hatun, 5- Bidanem, 6- Gız, 7-Evin Reisi, 8- Gülüm, 9- Canım, 10-Güzelim. 11- Len (Ülen), 12- İsimleriyle hitap ederler.

SANDIKLI'DA BEDDUALAR:

1- Canına veresice, 2- Canından Yanası, 3- Ciğerinden Yan Emi, 4- Ciğeri Yanasıca, 5- Ciğerinden Yan inşallah. 6- Hışımlar inesice, 7-Civan sırtın yere gelesice 8- Naha ciğerinden yanasıca (veya yanmayasıca), 9- Çiğcrine bit düşsün 10- Naha emi zang (veya zıng) ölümünen git, 11- Kıran giresice, 12- Köküne kıran girsin, 13- Ölmeden yorgan dit, 14- Ölünü getirsinler inşallah, 15- Sırtını toprak örtsün, 16- Geberesice, 17- Allah belanı versin, 18- Dilin dipçik olsun, 19- Sürüm sürüm sürünesice, 20- Ekmek tavşan olsunda, sende kovala dur, 21- Yanı delinesice 22- Allah sana da besbeter versin inşallah, 23- Odun ocağın sonsun, 24- Ocağın sönesice, 25- Elimden yediğin içliğin zehir zıkkım olsun, 26- Odu ocağın dökülesice, 27- Parası pul, karısı dul olsun inşallah, 28- Ayıbını toprak örtsün 29-Zehir zıkkım olsun inşallah, 30- Gözün çıksın. 31- Gözü çıkasıca, 32- Rabbım cezanı versin inşallah v.s.

* Mahalli Kelimeler ve Anlamları, Afyonkarahisar Sandıklı'da Kültür ve Sanat (Niyazi YILMAZ - 2001 - Ankara) adlı eserden alınmıştır.

[ SIK KULLANILANLARA EKLE ] [ GİRİŞ SAYFAM YAP ]
copyright © Ahmet KIZIL 2002 - 2009
Sitemiz en iyi 800x600 çözünürlükte ve IE6 ile gezilir!
Sitemiz, kişisel bir sitedir. Herhangi bir kurum veya kuruluşla bağlantılı değildir.