El sanatları içinde en eski tekniklerden biri olan tepme keçe sanatı, Orta Asya'ya özgü göçebe yaşam biçiminin bir öğesi olarak gelişmiş ve batıya yönelen Türk boyları tarafından Anadolu'ya taşınmıştır. Sandıklı el sanatları içinde önemli bir yere sahip olan keçe yapımı 1950'li yıllarda 21 dükkanda üretilip satılmaktaydı. Keçenin temel hammaddesi yündür. Tepme keçe atölyelerinde ürünlerin elde edilmesinde kalıp, kalıpleş, çubuk, makas, halat, su kabı, süpürge, terazi, buhar kazanı, boya kazanı gibi basit araçlar kullanılmaktadır. Keçe ürünleri desenli veya desensiz üretilmektedir. Keçe yapım atölyelerine ulaşan yünün kalitesine veya rengine göre ayrılması, ürünün boyutlarına uygun miktarda elyafın tartılması ve atılması, desenin hazırlanması tepme keçe yapımında uygulanan ön işlemlerdir. Üretim esnasında desenlendirmenin yapılabilmesi için, daha önce oluşturulmuş ve uygun renklerde boyanmış keçe yüzeyler kullanılmaktadır. Desene uygun biçimlerde (baklava, .erit vb.) kesilen bu parçalar, desenin elde edilmesinde doğrudan etkili olmaktadır. Desenin hasırın üzerine yerleştirilmesinden sonra atılarak serbest hale getirilmiş yünün, çubuk veya sepki denilen araç yardımıyla serpilmesi işlemine saçma denir. Yünler musluk suyu ile ıslatılır. Bu keçeleşme etkenlerinden biri olan nemi sağlamaktadır. Yün, hasır ile birlikte sarılarak tepilir ve hamamda pişirilir. Hamamda veya atölye ortamında pişirme işlemi tamamlanan keçe ürününün, bitirme işlemine geçilir. Bol su ile çiğnenerek durulanan keçe, süzdürülerek kurutulur. Keçe ürünlerinin kullanım alanları arasında yaygı, seccade, kepenek, kundak, çizme ve patik, sikke, fes, pano, kapı perdesi, sedir keçesi, yelek, yolluk, heybe, deve ağızlığı ve paspas bulunmaktadır13. Keçe ürüne, yapan ve yaptıran kişilerin adları yazılır. Keçelerin üzerine mavi, kırmızı yeşil renklerden oluşan motif ve şekiller işlenmektedir. Demiryolu, göbek, yıldız keçelerin üzerine işlenen motiflerden bazılarıdır. Tarih boyunca birçok yerde kullanılan keçenin kullanım alanı, sanayiinin getirmiş olduğu yeni ürünler nedeniyle giderek daralmıştır. Bu nedenle keçecilikte yok olmaya yüz tutan el sanatlarımızdan biri olmuştur. Günümüzde Sandıklı'da keçecilik yapan dükkan sayısı bir taneye düşmüştür. Afyon'da ise bu sayı 3 tür. Sandıklı'daki keçeci dükkanında Ömer Topbaş ve Hüseyin Alan ilerleyen yaşlarına rağmen çalışıyorlar. O da iş olursa yılda birkaç ay. Keçeci ustalarından Hüseyin Alan'la görüştük. Bize şunları söyledi: "1929 yılında Sandıklı'da doğdum. Bu işe çırak olarak 9 - 10 yaşlarında başladım. Asker dönüşü Sandıklı'da 21 keçeci dükkanı vardı. Afyon'da ise keçeci dükkanı sayısı 55 ti. Sandıklı'da bizden başka bu işi yapan kalmadı. Afyon'da 3 dükkanda çalışanlar var. Ömer Topbaş'la birlikte onun dükkanda yılda 1-2 ay çalışıyoruz. İşler artık bitti. Keçeye olan ihtiyaç ta piyasaya çıkan suni şeylerle ortadan kalktı. Eskiden insanların geçim kaynağıydı keçecilik. Alüminyum kaplar, çelik tencereler çıktı bakırcılık bitti, suni eşyalar çıktı keçecilik bitti. Baksanıza, neredeyse Sandıklı'da leblebici dükkanı bile kalmadı." |