Sandıklı'nın Web Sayfası
Solar Enerji ile her yerde Elektrik üretiyoruz.
Anasayfa    Kaplıca    Akdağ Kanyonu    Yunus Emre    Tarihçe    Coğrafya    Ekonomi    Halk Kültürü    Kurumlar    Haberler    Fotoğraflar  
o CHAT   o Ziyaretçi Defteri   o Şiir Defteri   o E-Kart   o Anket   o Takvim   o Linkler   o Müzik Kutusu   - REKLAM YAYINI -  
Sitede Ara
Görünüm Dil Tr - En - Nl - Fr - Gr 12 Mart 2010 Cuma
TARİHÇE
 Sandıklı Tarihi    Tarihi Yerler    Tarihi Değerlerimiz    Sandıklı Tarihinde İz Bırakanlar  

SANDIKLI'NIN TARİHİ YERLERİ

KÜÇÜK HAMAM : Yeri, çay kenarı olarak bilinen yerde ve Belediye Binasının arkasında Hamam Önü Camii yanındadır. Hamam üzerinde bulunan ve bir kısmı kırılmış olan kitabede hamamın Germiyanoğulları Çağı 1. Döneminde yapıldığı belirtilmektedir. Bu hamam Germiyanoğullarında 18 yıl beylik yapan Umur beyin yaptırdığı hamam değildir. Umur beyin yaptırdığı hamam yeri ise, altı hamam üstü işhanı olacak şekilde Yeni Belediye İşhanının yani eski Barbaros İlkokul Binasının bulunduğu yerdir.

SORKUN HAMAMI: Sorkun Kasabası'ndaki bu hamamın yapılış tarihi bilinmemekle birlikte Osmanlı dönemine ait olduğu düşünülmektedir. Boyutları 6x6,5 metre olan hamamın soyunmalığından bir iz yoktur. hamamın köşelerinde, kapılarında ve dış duvarlarda kesme taş, aralarda ise moloz taş ve tuğla kullanılmıştır. Ilıklık ve sıcaklık böümünde yer alan duvarlarda Horasan Sıva üzerine süslemeler ve bezemeler yapılmış ve boyanmıştır. Sıcaklığın büyük bir bölümü tahrip olmuştur.

SANDIKLI KALESİ (HİSAR) : Kitabesi, Çavuş Camii önündeki Çavuş Çeşme üzerindeki kitabedir. Bu kitabede kalenin, Germiyan Büyük Sultanı Çelebi Yüce Emir’in talimatlarıi ile Hicri 725 yılında (miladi 1324) yılında Mimar Çoban’a yaptırıldığı belirtilmektedir. Kale halen, binlerce çam ağacı, yeşil alanı ve yollarıyla, ailelerin rahatlıkla oturabileceği bir mekan halindedir.

MEYDAN ANITI : Yeri, Sandıklı Askerlik Şubesinin önüdür. 1930 yılında yıkılmıştır. Birbiri ile güreş tutan ancak akşama kadar birbirini yenemeyen iki yiğidin güreş sonunda ölümleri üzerine anılarına dikilen anıttır.

YAKA MEZARLIĞI : Yeri, Muradin Camiinin üst tarafından Sandıklı Semt Pazarına doğru gidilen yolun üzerindeki yamaçlardır. Bu mezarlıklar, yerlerine binaların yapılması sebebiyle yok olmuştur.

HACI KÖYÜ : Yeri, eski Sandıklı Afyon Yolu üzerinde halen Sandıklı Zirai Donatım Kurumunun bulunduğu yerdir. Daha önce Sandıklı’nın ilk mezar yeri olduğu için Garipler Mezarlığı olarak bilinen bu yere, bilahare hacıların uğurlandığı yer olduğundan Hacı Köyü adı verilmiştir. Şimdi ise yerleşim alanı olmuştur.

ULU CAMİİ : İlk önce sıradan bir mescit olarak 1278 yılında yapılan bilahare minare ve minber konularak cami haline getirilen Ulu Camiinin onarımı sırasında iç kapının yan tarafına konulan kitabede ; Camiinin ünlü beylerden (sultanlardan) Bahaeddin Ömer Bin Alaeddin ( Alaaddin Keykubat’ın oğlu Ömer Sultan) tarafından Naib’in kölesi mimar Aydemir’e yaptırılarak Hicri 780 senei Zilhicce ayının 6. ncı Cumartesi günü ( Miladi 1379 senesi Mart ayının 26. günü ) ibadete açıldığı yazılmaktadır. Germiyanlılara hizmet eden Alaeddin’in oğlu Bahaeddin Ömer Sandıklı’da su başı iken bu camii yapılmış, ara ara onarılmış ve eklemeler yapılmıştır.

Mevcut camiiye halkın yardımı ile bilahare eklenen minarenin giriş kapısı üzerindeki kitabede de; minarenin yapımına Hicri 933 (Miladi 1526 ) yılında Abdullah ve Hasan Oğlu Ali eliyle başlanıldığı yazılmaktadır. Aynı dönemlerde Ece Mahallesindeki Hamamönü Camii yanındaki Küçük Hamam ile Hüdai Kaplıcalarındaki Kükürtlü Havuzu da inşa edilmiştir.

HAMAM ÖNÜ CAMİİ : Kitabesi bulunamayan camii, mütevellisi Hacı Ariflerden Hacı Ahmet Efendi tarafından bildirildiğine göre 140 yıl önce yapılmış ve 85 yıl önce de tamir edilmiştir. Kerpiç ve bağdadi duvarlı Camiinin yegane özelliği ahşap tavanlı ve düz toprak damlı oluşudur. Hacı Arif Efendiler vakfından olan camii adını, önünde bulunan ve aynı vakfa ait olan hamamdan almaktadır. Merkez Hamamönü Camiinin yapılışı arşiv kayıtlarında Miladi 1340 olarak geçmektedir.

KEÇİ (YENİ) CAMİİ : Vakıf kayıtlarında "Şeyh Muslihittin Camii" adıyla kayıtlı olan bu camii Mehmet Bin Cafer ismindeki bir zat tarafından 1574 yılında yaptırılmıştır. İlk yapılldığında toprak damlı olduğu tahmin edilen camii 1766 yılında meydana gelen büyük depremle yıkılmış ve yeri 1841 yılına kadar pazar yeri olarak kullanılmıştır. 1841 yılında ahşap olarak yeniden yapılan camii, 1926 yılında halk tarafından yeniden yapılarak Yeni Camii adını almıştır. Camiinin adının keçeci (keçe) kelimesinden geldiği söylenmekte fakat Ulu (Büyük), Kiçi (Küçük) manasına geldiğinden camiimizin adı Keçi camii olarak anılmaktadır.

MURÂDİN CAMİİ : Mescid olarak yapılan bu yapının Murat bin Murat'ın yaptırdığı anlaşılmaktadır. Yapılış tarihi tespit edilememiştir. 1876 yılında Hacı Veli İbn-i Osman tarafından tamir ettirilen camii, Hamam Önü Camisi gibi dikdörtgen planda ve ahşap tavanlıdır. Hamam Önü Camiine göre daha basit ve sanat değeri olmayan bir yapıdır.

CEZAYİR CAMİİ : Cezayir’den 1850 yılından sonra göç edip Sandıklı’ya yerleşenler tarafından yapılmıştır. Camiinin yapımı için gereken para Cezayir’den Hasan Bin Ali tarafından gönderildiği için camiye Cezayir adı verilmiştir. Camii ibadete açıktır.

MESCİT CAMİİ (Malak Camii) : Halen ibadete açık olan Camiinin ön kısmında bir Kurban Bayramı namazı öncesinde hasımları tarafından 1900 yılında öldürülen adamın etinin manda-malak eti olarak halka dağıtıldığı ve bunun sonradan insan eti olduğunun anlaşıldığı rivayet edilmektedir. Bu nedenle Camiinin ön kısmı katil yeri olarak kabul edilmiş ve bu yer namaz kılınamaz yer olarak değerlendirildiğinden mevcut camii biraz geriden yapılmıştır.

HAVÂÎ MESCİDİ: Bu camiimiz kaitabesinde anlaşıldığına göre H.1291/M.1874 yılından önce yaptırılmıştır. Bu yılda toprak dam çatıya çevrilmiştir. Camii yanındaki medrese, H.1175/M.1761 yılından önce Hacı Ahmet Efendi tarafından inşa edildiğine göre, camii bu tarihten önce yapılmış olmalıdır. Mescit, H.1291-1308/M.1874-1890 yıllarında yıkılarak Havai Medresesi müderrislerinden Mehmet Emin Efendi tarafından yeniden yaptırılmıştır. Ayrıca burada bulunan medrese 41 odalı bir medreseydi.

DEDELER CAMİİ : Yeri, daha önce Kasap Hali olan ve yıkılıp yerine yeni bir Belediye İşhanı yapılmakta olan yerin karşısıdır. Bu yere giden yol bu nedenle “ Dedeler Camii Aralığı “ olarak anılmaktadır. Camii 1950 yılında önce yıkılmış olup yeri arsa halindedir.

KUBBELİ(ZEYNEP) CAMİİ: Ece Mahallesi'nde olan caminin kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığı belli değildir. Mabedin mescit olarak Fatih ya da önceki dönemlerde yapıldığı anlaşılmaktadır. Zira Fatih zamanında, Hızır Fakih adında bir imamı bulunmaktadır. Daha sonra bunun evladından Hızır Fakih imam olmuş, 1575 yılında bunun da evladından Ömer Fakih imamlık yapmıştır. Mescidin, 1575 tarihli vakıf defterinde 1580 akçelik geliri olan bir vakfı kayıtlıdır. Bu vakıf, Sandıklı'da bulunan camii ve mescid vakıflarının en fazla gelire sahip olanıdır. Vakı gelirleri arsında dokuz dükkan, iki debbağhane, bir değirmen hisse ve arazi bulunmaktadır. Toprak damlı arazi zamanla harap olmuş ve 1957 yılında yıkılarak, kubbeli olarak yeniden yapılmıştır.

MÜSTECEP CAMİİ: Sığır Eyleği olarak ta bilinen camii 1966 yılında kesme taşlardan yeniden yapılarak harap vaziyetinden kurtarılmıştır.

ŞALOĞLU CAMİİ: Şükrü Bey Camii de denir. üzeri toprak dam iken 1951 senesinde kesme taşlarla yapılmış, üzeri kiremitle örtülmüştür. Küp kısmı taştan, üstüde tuğladan bir minaresi ce çeşmesi de bulunan caminin Şaloğlu sülalesinden Şükrü Bey tarafından yaptırıldığı rivayet edilmektedir.

TOPBAŞ (TOPEŞE) CAMİİ: Eskiden toprak bir dam ile örtülü iken 1955 senesinde beton olarak yeniden örülmüştür. Minaresi tipiktir.

YEŞİLDİREK CAMİİ: H.1213/M.1798-1799 senesinde ahşap, minaresiz olarak yapılmıştır. 1950 senesinde halk tarafından tamir ettirilmiştir.

ÇAVUŞ CAMİİ: H.1301/M.1883-1884 senesinde ahşap olarak yaptırılmış olup bitişiğinde tarihi bir Sandıklı Kalesinin tarihçesinin yer aldığı sütunlardan oluşan tarihi bir çeşme yer almaktadır.

Yunus Emre Camii:H.1310/M.1892-1893 senesinde yaptırılmış olup ahşap ve minaresizdir.

EMİRHİSAR KÖYÜ CAMİİ: Emir hisar köyünde olan caminin kitabesinden 737/1327 yılında Süleyban bin Karkın tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

ALACA MESCİT: Sandıklı'ya bağlı Ramazan Köyü'ndedir. 1575 tarihli defterinde Alaca Mescit için "Kadimü'l-eyyamdan Camidir" tabiri kullanılmıştır. Bu mescit, Selçuklu dönemi eserlerinden olmalıdır.

Tevhid-i Tedrisat ve tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunların yürürlüğe girmesiyle beraber Sandıklı'nın tekke ve medreseleri arsa haline dönüştürülmüştür. Ulu, Havai ve Keçi Camiileri kadro dahilinde bırakılırken diğerleri II. Dünya Savaşı esnasında askeri eşyanın muhfazası için depo olarak ittihaz ettirilmiştir.

KALE KİTABESİ (1324): Sandıklı’nın Çavuş Çeşmesi üzerinde iki parçadan ibaret önemli bir kitabedir. Kitabe taşı uzun ve tek parça ise de sonradan kırılmıştır. Bu iki parçanın bir kısmı çeşmenin sağ tarafına diğer kısmı sol tarafına dikine konulmuştur. Önce kaleye ait iken sonradan buraya konmuş olan kitabenin yazısı sülüs olup iki satırdır. Kitabe iki taş birleştirildiğinde anlam bütünlüğüne kavuşmakta, bir kelime ise okunamaz durumdadır.

Kitabeden anlaşıldığına göre kaleyi Çeleb-i Azam lakabıyla anılan Germiyan Sultan zamanında tanınmış beylerden Hüsamettin Yakup Bin Umur bey 1324 yılında yaptırmıştır. Bu tarihte Germiyan Sultanı Yakub Bin Alişir idi.

Yakup Bin Alişir eldeki bilgilere göre 3. Alaattin Keykubat’ın beylerindendir. Germiyanğulları 2. Gıyaseddin Mesut zamanında Selçuklu’lulara karşı koyarak mücadele etmişler bazen de galip gelmişlerdir. Germiyanlılarda ilk müstakil emir Yakup Bin Alişir’dir. Alaşehir’i muhasara ettiği esnada Katalanlar’a mağlup olmuş ve Katalanlar tarihinde Germiyan Aliziras adı verilmiştir.

Bütün bunlardan hareketle kitabenin konuluş tarihi 1324 tarihinde kitabede ismi yazılmayarak Sultanü’l-Germiyaniye Çeleb-i Azam lakabıyla anılan kişi Yakup Bin Alişir’dir.

Kitabede adı geçen büyük Sultan Hüsamettin Yakup Bey, 1411 tarihli Kütahya’daki vakfiyesinden anlaşıldığına göre Umur Bey’un oğludur. Bu Vakfiyede Umur Bey’in Sandıklı’da mülkleri olduğunu da anlatılır.

TÜRBELER: Sandıklı'da 100'e yakın evliya ve yatır mevcuttur. Yalıncak Sultan (türbesi eski İtfaiye Müdürlüğü olan Sanjet yanındadır, Buradaki caddenin adı Yalıncak Caddesidir), Nasrettin Sultan (Sandıklı Muradin Külliyesinde kabri vardır), Hacim Sultan (Susuz köyünde ve Ali Çetinkaya İlköğretim Okulu yanında tekkesinin olduğu söylenir) Yunus Emre'nin müridlerindendir. Yunus Emre ve Tapduk Emre Türbeleri ise Yunus Emre mahallesinde yer alır. Diğer türbelerden bazıları şunlardır: Çömlek Baba, Hürmayi(Fermayı) Baba, İğdeli Dede, Karaca Ahmet Baba (Çolhisar Dede), Kırklar, Kudum Baba... Sandıklı evliyaları hakkındaki bilgiyi Tarihi Değerlerimiz sayfasından okuyabilirsiniz.

[ SIK KULLANILANLARA EKLE ] [ GİRİŞ SAYFAM YAP ]
copyright © Ahmet KIZIL 2002 - 2010
Sitemiz en iyi 800x600 çözünürlükte ve IE6 ile gezilir!
Sitemiz, kişisel bir sitedir. Herhangi bir kurum veya kuruluşla bağlantılı değildir.