İZ BIRAKANLAR
AKTAKKA
AKTAKKA
Mehmet AKBAŞ' ın babası Halil Amca beyaz bere veya takke giydiğinden halk arasında ak takkalı diye anılırken zamanla Aktakka olarak lakap kalır.
Aktakka Yemen harbine katılır. 4 yıl Arabistan çöllerinde İngilizlere karşı Osmanlı için, mukaddes topraklar için, vatan toprakları için harp eder. Fakat Arapların İngiliz oyununa gelerek Osmanlı askerine sırt çevirmesi ve ordunun zayıf kalıp geri çekilme emrinin gelmesi ile birçok askerimiz gibi geri çekilirken esir düşer. İngilizler bu askerlerin içinden güçlü kuvvetli olanları seçer ve onları İngiltere'ye götürürler. Orada altın madeninde üç yıl esir olarak çalışır ve sonra serbest bırakılınca kendi topraklarına döner.
Aktakka Sandıklı'ya geldiğinde Savran'da DEVRET KAHVESİNİ kiralar. Fakat o yıl kış çetin geçmektedir. Kar çok yağmış, Kocatepe ve damlalı kardan geçilmez olmuştur. Yolda kalanlar ellerindeki malı (kuru üzüm, tahin, arpa, buğday, nohut, fasulye, vs. kimin elinde ne malı varsa onu Aktakka'ya satarlar. Kimi peşin kimi veresiye elindeki ucuz pahalı demez malı verir. O kış günü malını sattım diye satanda memnun alanda memnundur. Aktakka aldığı malları boş evlere, ahırlara depolar. Sonra peşin ve veresiye aldığı mallar ona çok para kazandırır. Orada sermaye edinmiş, iyi birikimi olmuştur.
Savran'dan dönen Aktakka, o tarihlerde yapımına başlanan mezarlığın ihata duvarı ihaleye çıkmıştır. Mezarlığın ihata duvarı için taş ve kum çakıl taşıma işini üstlenir. Aktakka'nın üç adet çift atlı at arabası vardır. Sivriden kesilen taşları devamlı inşaatlara taşırdı. O günleri hatırlayanlardan birisi atın birinin adı Yaşar'dı, Yaşarım veya Yaşar dedi mi o mübarek hayvan kulaklarını ofurtur. Sesin geldiği yöne bakardı. O hayvanda insan gibi hissiyat vardı diye anlatırlar. AKTAKKA mezar ihata duvarını alırken Hamamcı Kazım, Aktakka bu işi ortak yapalım der. İş başlamış ve bitmiştir. Fakat Hamamcı Kazım hiçbir işe elini sürmez hiç işle ilgilenmez. Kazancı gelir %50 fifti fifti bölüşürler. Aktakka'ya durumu bilenler kızar. Aktakka, abi haklısınız ama başında ortak dedik. Bende olur dedim. Söz ağızdan çıkar. Bakın dört şey geri gelmez. Söylenen söz, atılan ok, geçen zaman, kaçırılan fırsat geri gelmez. Ben sözümdeyim. Menfaat uğruna sözümü yemem abi” der.
Yine o tarihlerde Ali Çetinkaya okul ihalesi ve Eski Afyon yolunun ihalesini kendisi alır ve yapar. Aktakka'nın kendilerine ait hanı vardır. Burada kalanlar yemeklerini yer, işlerini görür, eğer köye dönecek paraları yoksa Mehmet'e bizim köyü dönecek parayı da ver derler. O’da hiç alınmadan köye geri dönüş paralarını da verir. Aktakka yanında hiç para taşımaz eline geçen parayı mutlaka bir şey alır. Bir şeyler yaparmış. Ondan ödünç para isteyenlere hiç itiraz etmez. Ödünç para verir. Ve çalışan esnafı çok severmiş. Çalışan demir pas tutmaz diye konu komşuya maddi/manevi yardımcı olurmuş.
Yazan: Ali Özeski
[Yayın Tarihi: 4 Şubat 2007]
Yayındakiler: İz Bırakanlar-1
İz Bırakanlar-2
İz Bırakanlar-3
İz Bırakanlar-4
İz Bırakanlar-5
İz Bırakanlar-6
İz Bırakanlar-7
www.sandikli.com
|