MEDENİYETLER BEŞİĞİ SANDIKLI-2
Araştırma: Ozan Çulsuz (Sandıklı Sesi Gazetesi)
Bu bahadırlar düğünün
en güzel ve tatlı bir deminde
gizlendikleri sandıklardan fırlayarak düğün yerini kanlı bir
velveleye çevirmişlerdir.
Ve bu suretle sahip oğulları Sandıklı'yı savaşla geri
almışlar ve burasını Bizans
tahakkümünden kurtarmışlardır.
Kasabanın bir tepesi de bu melhame (kanlı mücadeleye) şahit
olan eski surun harabeleri mevcuttur.
Selçukilerden Emir Süleyman'ın kardeşi Devlethan idaresinde buralarını istila eden ordunun komutanlarından Emir Sanduk, bazı kaynaklara göre 1072 yılında fethedilmiş
bazı kaynaklara göre ise 1078
yılları civarı.Emir Sanduk Sandıklı'yı çok harap görmüş kendi
ismine de uygun olan bu şehri
yeniden yapılmış gibi imar ettirerek Sanduk şehri ismini vermiştir.
Sandıklı bu tarihten sonra
Apamca Sibotos ismi yerine
Sanduk şehri ve daha sonra da
Sandıklı ismi ile anılmaya başlamıştır. Anadolu beylikleri döneminde Germiyan Sultanı
Umurbey'in oğlu Yakup bey tarafından bir höyük olan bu gün
Hisar dediğimiz höyük üzerine
bir kale inşa ettirilerek Sandıklı'ya önem verilmiştir.
Yukarıda adı geçen bu kalenin
tarihi kitabesi bugün Çavuş çeşmesinin yan dikmelerinde yer
almaktadır. Ayrıca yıkık kale
suru kıyısında orta yerde öylesine atılmış vaziyette taşa kazınmış başka bir kitabede ilgisizlik nedeniyle yok olmak üzeredir.
Hisar kalesinin tarihi hakkında
bazı araştırmalar yapılmıştır.
Sandıklı kalesi ilçenin şimal( kuzey) kısmında büyük bir höyükten,
bir toprak yığınından
ibarettir. Söylenildiğine
göre kale,(Hisar) höyük
üzerine yapılmış iç içe
surdan ibaretmiş. Şimdi
bu surlardan en yukarı-
da ancak sekiz on met-
relik bir parça kalmıştır.
Kalan son sur
duvarı da olumsuz hava
koşulları ve bakımsızlık
nedeniyle yıkılmak üzeredir. Evvelce şüphesiz,
kapıları, surları ve burçları ile mühim bir mimari
eser idi.
Hisar kalesine bakıldığında
Sandıklı'nın geçmişine dair
önemli bilgileri de elde ediyoruz. Bir başka kaynağa göre ise
bu kale ; Sandıklı Kalesi, günümüzden 680 yıl önce 1325'te
Germiyan sultanı olan Çelebi
Hüsameddin Yakup bin Umur
Bey tarafından, Mimar Çoban'a
yaptırılmıştır. Kale yığma topraktan oluşan bir höyük üzerindedir. Kale (hisar), üç kat sur ile
çevrilmiş ve güneye bakan dış
kale kapısında kitabesi olan bir
görünüme sahipti. Günümüzde
ise kalenin ancak 10 metrelik
bir bölümü ayakta kalmıştır.
Dış kale kapısı üzerine konan
iki mermer parçası olan yazılı
kitabesi çok önemli bir tarih
belgesidir. Kalenin zamanla yıkılması sonucu kapıda bulunan
kitabe, Çavuş Camii yanına getirilerek bu camii çeşmesinin
yan dikmelerine konulmuştur.
İki büyük parça mermer üzerine, sülüs ile iki satır Arapça
yazılmış olan kitabenin aslı ve
anlamı şöyledir:
1. Ammere hazel Kal'atül mübareke harresaha-ullahu teala bi
emrül emirül-ecel üs Sultan ül
Germiyaniye Çelebi i Azam azzemallah kadere hu hüve Eşrefü
2. El Emrül-muazzam vel-Mev-
lal-azam Hüsamüddünya veddin Yakup bin Umur etalallahu
bekahü fi yevmül-ahad min
Cemaziyel evvel sene hamse
ve ışrine ve seb'a mie mimaruha Çoban.
Türkçe Manası:
"Allah koruyası bu mübarek kale,
Germiyan Büyük Sultanı Çelebi
yüce Emir'in emri ile yapıldı.
O büyük emirlerin ve uluların en
şereflisi Husam (ed dünya ve)
din, Umur oğlu Yakup'tur. Allah
onun ömrünü uzun etsin. Yedi
yüz yirmi beş yılının Cemazi-
yelevvel ayının 1.gününde.
Onun mimarı Çobandır."
Yazının Devamı Haftaya...
Yayındakiler: Sayı-1
Sayı-2
Sayı-3
Sayı-4
Sayı-5
www.sandikli.com
|